Türkiye’den ürken yabancı yatırım diğer gelişmekte olan ülkelere aktı

    21 Şubat 2015
  • İleri
  • Geri
  • AddThis Social Bookmark Button
  • Büyüt
  • Küçült

Türkiye'de yaşanan siyasi baskılar neticesinde yabancı sermaye yön değiştirerek diğer gelişmekte olan ülkelere kaydı.

Türkiye’de işadamlarına yönelik baskılar yabancı yatırımcıyı olumsuz etkiledi. Yatırımlar 2006’da 20 milyar dolarken 2014’te 12 milyar 143 milyon dolara geriledi. Buna karşılık Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara yatırımlar artarak devam etti. Brezilya, Meksika, Endonezya gibi ülkelere gelen yabancı yatırım miktarı ise iki üç kat arttı.

Türkiye’de, işadamlarını tedirgin eden yasalar, şirketlere yönelik artan baskılar sebebiyle yabancı yatırımda hızlı bir düşüş gözleniyor. Buna karşılık Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara ise yatırımlarda büyük artış yaşanıyor. Türkiye’nin aldığı net doğrudan yabancı yatırımlar yarı yarıya azalırken Brezilya, Meksika, Endonezya gibi ülkelere gelen yabancı yatırım miktarı iki üç kat arttı. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2006’da 20 milyar dolarken, 2014’te bu rakam 12 milyar 143 milyon dolara geriledi. Brezilya’nın çektiği yabancı yatırım miktarı ise 2006’da 18, 8 milyar dolardan 2014’te üç kattan fazla artarak 64 milyar dolara yükseldi. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, TEPAV Finans Enstitüsü Direktörü Fatih Özatay, kaleme aldığı köşe yazısında “Hukuk sisteminin çok sorunlu olduğu mahkeme kararları ile o kararların bir kısmının dayandığı bilirkişi raporlarına güvenin olmadığı ve davaların sonuçlanmasının yıllar aldığı bir ülkede sizce gönül rahatlığı ile yatırım yapılabilir mi? Nüfusun yarısının kendisini ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiği bir ülkede yatırım yapma hevesi coşar mı?” diye sordu. Yabancıların Türkiye’yle ilgili endişesi Uluslararası yatırımcılar Derneği’nin (YASED) üyelerine yaptığı Barometre Anketi’ne de damgasını vurmuştu. Türkiye’deki uluslararası yatırım kararlarını etkileyen alanlardaki gelişmeleri değerlendiren yatırımcıların yüzde 62’si, hukuk güvenliğinin daha olumsuz olduğunu düşündüğünü açıklamıştı.

Türkiye’ye, 2006’da 20,1 milyar dolar, 2007’de 22,4 milyar dolar, 2008’de ise 19,8 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım geldi. Ancak yabancı yatırımcıların bu ilgisi yıllar içinde önemli bir ivme kaybetti. Doğrudan yabancı yatırımlar, 2012’de 13,2 milyar dolara, 2013’te 12,2 milyar dolara, 2014’te ise 12,1 milyar dolara geriledi. Son üç yılda yabancıların Türkiye’de gerçekleştirdikleri yatırım tutarı ise 2006-2007’dekinin çok altında kaldı.

Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımları yarı yarıya azaldı. Türkiye’de yaşayanların yurtdışına yaptıkları yatırım tutarında ise önemli bir yükselme yaşandı. 2006’da 924 milyon dolar yatırım yapan yerleşikler, yatırımlarını 2007’de 2,1 milyar dolara, 2008’de ise 2,5 milyar dolara yükseltti. Yurtdışından gelen doğrudan yatırımların azaldığı 2012’de ise yerleşikler 4,1 milyar dolar, 2013’te 3,5 milyar dolar, 2014 ise 6,6 milyar dolar yatırım yaptı. Azalan doğrudan yabancı yatırımları ve giderek artan yerleşik yatırımlarından dolayı net doğrudan yabancı girişinde keskin bir azalış gözlendi. Buna göre, 2006-2008 döneminde gelen net 56,5 milyar dolarlık yatırım son üç yılda 23,5 milyar dolara geriledi. Gelişmekte olan ülkelere ise doğrudan yatırımlar artıyor. 2006’da 20,8 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çeken Meksika, bu oranı 2014’te 42,1 milyar dolara; Brezilya ise 18,8 milyar dolardan 2013’te 64 milyar dolara, Endonezya 5 milyar dolardan 18,5 milyar dolara yükseltti.

Konuyu Dünya Gazetesi’ndeki köşesinde değerlendiren TEPAV Finans Enstitüsü Direktörü Fatih Özatay, Türkiye’nin milli gelirinin önemli bir kısmını oluşturan yeni fabrikalar, barajlar ve oteller gibi sabit yatırımlarda son yıllarda ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çekti. Yurtdışından eskisine kıyasla çok daha az yabancı yatırım geldiğini belirten Özatay, son üç yılda yabancıların Türkiye’de gerçekleştirdikleri yatırım tutarının 2006-2007 döneminde gerçekleştirdiklerinin altında olduğunu kaydetti.

Yerleşiklerin Türkiye dışına yaptıkları yatırım miktarının ise son yıllarda arttığına dikkat çeken Özatay, net doğrudan yabancı girişinde keskin bir azalışın gözlendiğini anlattı. Türkiye’ye benzer ülkelerde ise son yıllarda yabancı yatırımlarda bir azalış olmadığını bildiren Özatay, bunun Türkiye’ye özgü bir durum olduğunu vurguladı. Özatay, bu ülkeler arasında en az doğrudan yabancı yatırımın Türkiye’ye geldiğini vurgulayarak, “Sizce ‘ne oluyor’ diye sormak gerekmiyor mu? Evet, sahiden ne oluyor? Oturup düşünmekte fayda var.” ifadelerini kulandı.

‘Yabancılar otoriterleşmeden endişeli’

Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi,Doç. Dr. Osman Nuri Aras, yabancı yatırımcının gelmeden önce yatırım ikliminin elverişli olup olmadığına baktığını, riski en düşük ülke neresiyse yatırımı oraya yaptığını söyledi. Türkiye’de son dönemde, diğer ülkelere oranla risk unsurunun arttığını vurgulayan Aras, yabancı yatırımcının ülkenin ekonomik performansını ve siyasi, hukuki gelişmeleri yakından takip ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin ekonomisine ilişkin beklentilerin ülke içinde ve dışında olumsuz olduğunu ifade eden Aras, “TÜİK’in ekonomi güven endeksine göre geriye gidiş var. Türkiye’de siyasal kırılganlık artmış durumda. Yatırımcılar, ülkedeki otoriterleşmeden endişe duyuyor. Hukuk, yatırım iklimine bakan yönü ile ciddi bir zaafa uğramış. Bunları yan yana koyduğumuzda, siyasi hem hukuki boyutu ile de insanlar kendisini güvende hissetmiyorsa, Türkiye’den kaçarlar. Kaçacaklardır da. Bu kaçış devam edecektir de.” diye konuştu.

 

Etiket : sermaye, yabancı, yatırımcı, gelişmekte olan ülkeler

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ