"Gezi ruhu", Brezilya’da iktidarın sonunu getirebilir

    08 Ekim 2014
  • İleri
  • Geri
  • AddThis Social Bookmark Button
  • Büyüt
  • Küçült

Brezilya'da genel seçimler geride kalmışken, Devlet Başkanı Dilma Rousseff yüzde elli barajını geçemeyerek, seçimi ikinci tura bıraktı. Sokaklar değişim istediğinin sinyalini verdi.

Brezilya’da hafta sonu gerçekleşen ve ikinci tura sarkan başkanlık seçiminde elde edilen sonuçların ülke içindeki yankıları sürüyor. Geçtiğimiz seçimlere (2010) kıyasla neredeyse aynı sonuçların elde edildiği yarışta dikkat çeken tek fark Dilma Rousseff’in oylarında yüzde 5’lik bir kayıp yaşanması. Uzmanlar, Rousseff’in popülaritesindeki bu düşüşün, geçtiğimiz yıl başlayan ve ülke geneline yayılan protestoların bir neticesi olduğunu savunuyor. Yaklaşık 5 milyon seçmene tekabül eden rakamın, ikinci turda dengeleri Rousseff’in aleyhine değiştirebilecek bir öneme sahip olduğu ifade ediliyor.

HALK DEĞİŞİM İSTİYOR

Seçimin ilk tur sonuçlarını analiz eden uzmanlar, halkın değişim talep ettiği; ancak bu profile sahip güçlü bir aday bulamadığı kanaatinde. Bu tezi destekleyen en güçlü olgu, Marina Silva’nın yarışa dâhil olmasıyla birlikte anketlere ve seçim sonuçlarına yansıyan oy dalgalanması. Ülkede 12 yıldır iktidarı elinde tutan İşçi Partisi her ne kadar “politik reform” söylemi üzerinden oy devşirmeye çalışsa da seçim sonuçları protestolar sonrası Rousseff’in hoşnutsuz kitlenin gönlünü fethedemediğine işaret ediyor. Nitekim Rousseff’in seçim akşamı yaptığı konuşmada “Sokakta ve sandıkta verilen mesajı aldım.” ifadelerini kullanması bu tezi destekliyor. Uzman görüşleri ise tepki oylarının Marina Silva’da toplandığı, ancak Silva’nın değişim talebine cevap verecek nitelikte bir duruş sergileyemediği gerekçesiyle, eline geçen bu büyük fırsatı kaçırdığı düşüncesinde birleşiyor.

İkinci turun ise ilk tura nazaran daha çekişmeli geçeceği öngörülüyor. Zira ikinci turda karşı karşıya gelecek adaylar, sıkı bir seçim kampanyası ve diğer partilerle ittifak mücadelesi için kolları sıvamış gözüküyor. Ne var ki seçimin sonucunu doğrudan etkileme potansiyeline sahip tek ihtimal Marina Silva’ya verilen oyların hangi liderin sandığına kayacağı sorusu. Marina Silva, seçim sonrası yaptığı konuşmada muhalefet adayını destekleyeceğini işaret etse de protesto sürecinde hükümeti boykot eden kesimin Rousseff’e yeniden güvenip güvenmeyeceği sorusu önem kazanıyor. Buradan hareketle çoğunluğu gençlerden oluşan protestocu grubun, ülkenin geleceğini belirleme konusunda söz sahibi olacağı sonucuna ulaşılıyor.

ORTA SINIFLA ELİT KESİMİN İKTİDAR MÜCADELESİ

Seçim sonuçlarına daha geniş bir mercekten bakıldığında ülkede orta sınıf ve elit tabakanın tercihleri arasında keskin bir ayrım ve yoğun bir iktidar mücadelesi olduğu kolayca seziliyor. Nitekim Rousseff’in oy haritasına bakıldığında ülkenin tüm kırsal kesimi ve gelir düzeyi düşük eyaletlerde desteklendiği; sanayi ve iş dünyasının gözde adayı Aecio Neves’in haritasında ise güneyde yer alan refah seviyesi yüksek eyaletlerde tercih edildiği göze çarpıyor. 

Brezilya siyaseti ve toplum yapısına vakıf olan uzmanlara göre her iki lider de Brezilya’nın geleceği için köklü bir değişim vadetmiyor. Zira Rousseff fakirlerin adayı, Neves de zenginlerin adayı olarak biliniyor; dolayısıyla ülkede sınıf çatışmasından kaynaklanan sosyal problemler son bulacak gibi gözükmüyor. Yine uzmanlar Brezilya’da halkın talep ettiği değişimin ancak ülkede birbirine mesafeli duran bu iki sınıfı barıştıracak ve yaklaştıracak reformcu bir adayın göreve gelmesiyle mümkün olabileceğini iddia ediyor.

MARİNA SİLVA TARİHİ BİR FIRSATI KAÇIRDI

Tam da bu noktada yenilikçi söylemlerle sahneye atılan Marina Silva’nın varlığı, seçmende bir umut ışığı uyanmasına vesile oldu. İlk seçim anketlerine yansıyan aşırı artışlar da halkın Silva’ya tanıdığı kredinin bir yansıması olarak okunuyor. Ancak Silva’nın dar bir zamana sıkıştırmak zorunda kaldığı yoğun kampanya süreci, seçmenin aklını karıştırdı. Zira kendisinden değişimle birlikte orta sınıf-elit mücadelesinde dengeyi koruması beklenirken Silva, bankaların bağımsız olması gerektiğini savunarak orta sınıftan, eşcinsel evliliklere karşı olduğunu söyleyerek de elit kesimden oy kaybetti. Ayrıca Evanjelik oluşu ile öne çıkan ve sürekli bu cenahtan gelen sorulara muhatap olan Silva, kendisi açıktan ifade etmese de ülkede yaşayan çoğu seçmen tarafından laiklik karşıtı gibi algılandı.

İKTİDAR DEĞİŞİMİ ÜLKE DENGELERİNİ DEĞİŞTİRMEZ

Hasılı, Brezilya’yı dünya siyasetinde bir adım öne geçirecek liderin, ne zenginden alıp fakire verecek; ne de orta sınıfı zenginlerden uzak tutacak bir idareci değil; iki sınıf arasında köprü kuracak, toplumun elitlerini fakirlere yardım etme konusunda ikna edecek, orta sınıfı da daha çok çalışıp kazanma konusunda teşvik edecek bir başkan profiline sahip olması gerekiyor.

İktidara hangi aday gelirse gelsin, Brezilya’yı ayakta tutan ve ülke dengelerinde aşırı bir bozulmaya neden olmayan en büyük etkenler arasında, ülkede ayrımcılığa karşı güçlü yaptırımları olan sivil bir anayasanın varlığı, yargı ve denetim organlarının tam bağımsızlığı, sivil toplum örgütlerinin etkinliği ve topluma yerleşen birlikte yaşama kültürü örnek olarak gösteriliyor.

Etiket : Gezi, Brezilya, iktidar, gösteri, seçimler

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ