Pozitivizm kilisesi çöküyor

    08 Kasım 2013
  • İleri
  • Geri
  • AddThis Social Bookmark Button
  • Büyüt
  • Küçült

Brezilya seyahatim sırasında mutlaka görmek istediğim yerlerden biri de Rio de Janeiro’daki Pozitivizm (ya da İnsanlık) Kilisesi’ydi. 13 Ekim Pazar günü, Cihan Haber Ajansı Sao Paulo temsilcisi, Rio seyahatimde rehberim Kamil Ergin ile “Benjamin Constant Sok. 74, Gloria” adresindeki kiliseyi ziyaret etmek fırsatını buldum.


 

Merakımın nedeni şuydu:

August Comte (1798-1857) fizik bilimindeki gelişmelerin (Isaac Newton’un kanunlarının) toplumlara da uygulanabileceğini savunarak (Karl Marx dâhil) birçok başkalarına da esin kaynağı olan; “sosyoloji” biliminin kurucusu sayılan ve adını koyan 19. yüzyıl Fransız düşünürüdür. Comte, toplumların insan düşüncesinin gelişmesine paralel olarak geliştiğini; teolojik ve metafizik aşamalardan sonra, modern toplumla birlikte bilimsel aşamanın geleceğini, bu aşamada insan düşüncesine bilimin egemen olacağını, dinin etkisini tamamen yitireceğini ileri sürdü. Comte’un belki daha az bilinen bir yönü, demokrasiye karşı olması ve modern toplumun ancak bilimle donanmış seçkinler tarafından, otoriter yöntemler kullanarak gerçekleştirilebileceğini savunmasıydı.

Comte’un görüşlerinin Fransa dışında en çok Brezilya ve Türkiye seçkinleri (Jön Türkler), özellikle askerleri arasında etkili olması iki ülkenin ortak deneyimlerinden biri. “The Accidental President of Brasil / Brezilya’nın Tesadüfi Başkanı” adlı (Türkçeye mutlaka çevrilmesi gereken) anılarında, 1995-2003 arasında ülkenin başkanlığını yapan Fernando H. Cardoso, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Brezilya’yı anlatırken şunları yazıyor: “Askeri okullar öğrencilerine pozitivizm olarak bilinen, dünyayı anlamada dinin yerine bilimi geçiren yeni bir felsefeyi aşılıyordu. Fransız düşünürü August Comte’un geliştirdiği değerler, Katolik Kilisesi gibi yoksul bir yaşamı değil, ‘düzen ve terakki’ değerlerini vurguluyordu. Genç öğrenciler Brezilya’yı pozitivist bir ütopyaya, askerlerin öncülüğünde filozof ve tarihçilerden oluşan mükemmel topluma çevirmenin hayalini kuruyordu. Vizyonları hem otoriter hem de eşitlikçiydi; ancak güçlü bir devletin Brezilya’ya eşitliği getirebileceğine inanıyorlardı.” Nitekim, Brezilya’da da imparatorluğun yıkılıp yerini cumhuriyetin alması, 1889’da pozitivist asker ve aydınların düzenlediği darbeyle gerçekleşti.

Comte, modern toplumda dinin yerini bilimin alacağından emin olmakla beraber, kilisenin işlevlerinden vazgeçilemeyeceği kanısındaydı. Bunun için Katolik Kilisesi yerine Pozitivizm Kilisesi’ni kurdu. Bu kiliseden bugün Paris’te bir, Brezilya’da 3 tane var. Rio’dakine ulaştığımızda, 1881’de inşa edildiğinde hayli görkemli, ama yıkılmak üzere olan bir binayla karşılaştık. Çatısı çelik payandalarla ayakta tutulan binaya girilemiyordu. Avluda “cemaat”ten iki kişi (Bay Clovis A. Nery ve Bayan Christiane Tavares), bir de binanın bekçisi vardı. Türkiye’den geldiğimizi söylediğimizde hemen “Mustafa Kemal Atatürk!” dediler.

Şu bilgileri verdiler: Pazar buluşmalarına çok az kişi katılıyordu, ama internet üzerinden 200 kadar üyeyle iletişim halindeydiler. Bir gazete binanın çökmekte olduğu haberini yapınca eyalet yönetimi ilgilenmiş, çelik payandaları yaptırmıştı. Tavares şöyle dedi: “Siz bu konuyu yazarsanız belki federal hükümet ilgilenir ve bu tarihi binayı korumaya alır...” Brezilya’da yoksullar arasında Protestanlık hızla, eğitimliler arasında ateizm hafifçe artmakta. Artan ateizme rağmen, anlaşılan, Pozitivizm’e itibar eden pek kalmamış. Binanın perişan görüntüsü, Comte’un fikriyatının ne denli itibar kaybettiğinin sembolik bir ifadesi gibiydi.

Etiket : Şahin Alpay, Brezilya, Pozitivizm

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ