Laik devlet, dindar toplum

    08 Kasım 2013
  • İleri
  • Geri
  • AddThis Social Bookmark Button
  • Büyüt
  • Küçült

İki ülkede de siyasi temsil, parlamentonun halkı ne ölçüde temsil ettiği sorunu var. Brezilya, 1988 anayasası ile kuvvetler ayrılığına dayanan, ABD usulü bir başkanlık sistemini yerleştirmeyi başarmış olmakla beraber, yolsuzluklarla çalkalanıyor.


 

Parlamento üyelerinin üçte biri, oy satın alma, rüşvet ve zimmet suçlarından yargılanmakta. Başkan iki turlu çoğunluk sistemiyle seçilmekte. İki meclisli Brezilya parlamentosunun üst kanadı Senato, 8 yıllığına basit çoğunluk sistemiyle seçilen (4 yılda bir üçte biri yenilenen) 81 senatörden oluşuyor. Parlamentonun alt kanadı Federal Meclis ise 4 yıllığına seçilen (27 federal birimden 8 ila 70) toplam 513 milletvekilini kapsıyor. Parlamento üyeleri çok yüksek maaş alıyor. Yılda 365 bin (ayda yaklaşık 30 bin) real (= lira) maaş alıyorlar; ek ödentiler ile yıllık gelirlerinin 1 milyar reali bulduğu hesaplanıyor.

Meclis seçiminde barajsız nisbi temsil uygulandığından şu an mecliste 32 parti yer almakta. Bir milletvekili istifa ederse, yerine istediğini atayabiliyor. Eğer bir aday seçilmesi için yeterli oydan fazlasını alırsa, fazla oyları ittifak yaptığı partilerin adayları arasında paylaşılıyor. Netice olarak, Brezilyalı seçmenler, tıpkı Türkiye’dekiler gibi, kimi seçtiklerini bilemiyor. Başkan, parlamentodan istediği yasaları geçirebilmek için koalisyonlar oluşturmak zorunda. Bu amaçla bakanlıkları partiler arasında paylaştırıyor.

Ülkenin başta gelen partisi Başkan Dilma (kabaca “Cumma” okunuyor) Rouseff ve bir önceki başkan Lula’nın mensup olduğu iktidardaki İşçi Partisi. Anamuhalefet partisi ise Aecio Neves’in (ve önceki başkanlardan Fernando H. Cardoso’nun) Brezilya Sosyal Demokrat Partisi. Lula’nın korumacı -devletçi bir anlayıştan liberal- globalleşmeci bir çizgiye kaymasından sonra, Brezilya’nın iki büyük partisinin, genelde sosyal demokrat (merkez sol) denebilecek bir çizgide buluşmaları, Brezilya siyasetinin çok dikkat çekici, Türkiye’ye benzemez yönlerinden biri.

Dilma yeniden seçilecek mi?

Brezilya siyasetinin yükselen yıldızı ise Yeşiller Partisi’nin lideri (koyu renkli) Marina Silva. Rousseff’in Ekim 2014’te aday olup olmayacağı (Lula’nın kendisini ekarte edip tekrar aday olabileceğinden söz ediliyor), bir dönem daha seçilip seçilemeyeceği belli değil. Destek oranı geçen Mart’ta % 65’ten Eylül’de % 38’e kadar inmişti. Ancak, bizzat kendisi ve Brezilya şirketleri aleyhinde casusluk faaliyetlerinde bulunduğunun ortaya çıkması üzerine ABD’ye yapacağı resmi ziyareti iptal etmesinin milliyetçi duyguları okşayacağı ve popülaritesinin yeniden yükselişe geçebileceği tahmin edilmekte.

Brezilyalıların sadece üçte biri siyasilerin, tercihlerine önem verdiği görüşünde. Haziran gösterileri sırasında Başkan Rousseff, siyasetin halkın taleplerine daha iyi cevap verebilmesi için alınacak önlemleri kararlaştıracak bir kurucu meclis toplanmasını önerdi, fakat önerisi hemen ertesi gün, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle reddedildi. (Bkz: The Economist, 28.09.2013.)

11 Ekim günü, Cihan Haber Ajansı SP temsilcisi Kamil Ergin, Brezilya’ya bilgisayar mühendisliği alanında master yapmak üzere gelen İTÜ mezunu Kırşehirli Celalettin Yaşar ve SP üniversitesinde pedagoji öğrenimi görmekte olan İstanbul Sefaköy Lisesi mezunu, Kilisli Mahmut Kölükfakı ile birlikte SP’den otomobille hareketle Rio de Janeiro’ya (bundan böyle Rio) doğru yol alıyoruz. Yol boyunca ellerinde dinsel semboller taşıyan bayraklarıyla yürümekte olan, her renk ve cinsiyetten yüzlerce insanla karşılaşıyoruz. Ergin, bu insanların ertesi gün Aparecida şehrinde yapılacak olan dinî kutlamaya, çok uzaklardan yürüyerek gelmekte olduklarını anlatıyor. Kutlama, Hz. Meryem’in Brezilya’da görüldüğü rivayet olunan yerde yapılan büyük katedralin ve içinde bulunan heykelin ziyaret edilmesini kapsıyor. Vatikan tarafından kutsal hac yeri olarak işaretlenen katedrale her yıl yüz binlerce insan akın ediyor. (Bu yıl 2 milyon kişi katıldı.)

Brezilya, devletle dini ayıran bir rejime sahip, yani laiklik (Türkiye’de olduğu gibi) kanunların laik olmasından ibaret değil. Devlet bütün inançlara eşit mesafede duruyor, din özgürlüğü tam. Katolik Kilisesi’nin hiçbir resmî statüye sahip değil. Kamu okullarında din dersleri yok, ama kilise okulları dahil özel okullar dinî eğitim vermekte serbest. Ne var ki Brezilya halkı çok dindar bir toplum; çok ilgi çeken bir özelliği de, global bir fenomen olan din değiştirmelerin en yaygın olarak görüldüğü iki ülkeden biri olması. Brezilya’da Katolikler Protestanlığı, Güney Kore’de Budistler Hıristiyanlığı benimsiyor. Bazı tahminlere göre, Brezilya 10, 20 veya 30 yıl sonra Katolik çoğunluklu olmaktan çıkıp Protestan çoğunluklu bir ülke haline gelecek.

Protestanlaşmanın sınırları

Zira, özellikle kent yoksulları (dolayısıyla siyahlar ve karma ırktan olanlar arasında) Evanjelik ve Pentekostal Protestan grupları hızla yayılmakta. Bunlar arasında en etkili olanı, Piskopos Edir Macedo’nun çalışma ve kazanmayı teşvik eden bir tür “refah teolojisi”ni savunan, kürtajı serbest bırakan ve eşcinselliği tanıyan “Tanrı Krallığı’nın Evrensel Kilisesi” adlı Evanjelik grubu (bkz: www.universal.org). Grup, Brezilya’nın ikinci büyük TV şebekesine ve ABD’ye yayılan şubelere sahip. Pazar günü SP ya da Rio’da televizyonu açtığınızda, tıpkı ABD’nin Güney eyaletlerinde olduğu gibi, dinî ayinler ve vaazlarla karşılaşıyorsunuz.

Katı ilkeleri olan Katolik Kilisesi’nden çok farklı, esnek görüşlere sahip Protestan grupların yaygınlığını, yoksul Brezilyalıların dinî duygularının, onları selamete erdirme vaadiyle sömürülmesiyle izah edenlere rastladım. Hangi nedenle olursa olsun nüfusun Afrika ve yerli kökenli yoksullar arasında Protestanlık yayılıyor. Ne var ki, ziyaret ettiğim referans gazetesi “O Estado de Sao Paulo”nun editörlerinden Jose Roberto Toledo’ya göre, sonunda Brezilya’nın Protestan çoğunluklu olacağına dair iddialar fazlasıyla abartılı, zira Protestanlaşma, kent yoksullarıyla sınırlı.

Etiket : Şahin Alpay, Brezilya, karşılaştırma, analiz

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ