Brezilyalı yönetmenden türban belgeseli

    16 Şubat 2014
  • İleri
  • Geri
  • Büyüt
  • Küçült

İngiltere'de yaşayan Brezilyalı yönetmen Betty Martins, 'batı toplumlarında türban algısı'nı konu alan önemli bir projeye imza attı.

Londra'da yaşayan ve faklı profile sahip üç Müslüman karakterin türban konusuna bakışlarını kendi ağızlarından hikaye eden 35 dakikalık belgesel, bir çok ülkede izleyiciyle buluştu.
 
​'İslam, kadına geniş bir yaşam alanı sunuyor​'
 
'Hep Böyle Giyinmezdim' başlığını taşıyan ve türban simgesi aracılığıyla İslamfobi tartışmalarına içerden bir bakışı ortaya koyan Martins, proje hakkında Cihan'a konuştu.
 
Türban belgeseli fikri nasıl ortaya çıktı?
 
Bu proje, Londra'da yaşarken karşılaştığım sosyal bir gerçek üzerine şekillendi. Çevremde başörtüsü ​kullanan birçok insan olduğunu farkedince merak edip 'başlarını örtmenin zorunlu olmadığı böyle bir ülkede acaba bu insanlar neden türban kullanmayı tercih ederler' diye düşünmeye başladım.  
 
Bir de özellikle medyaya yansıyan bazı görüntülerde başörtüsü kullanan ve protestolara katılan aktivistler gördüm. Bu görüntüler benim zihnimdeki türban imajı ile örtüşmüyordu. 
 
Bu sebeple bazı araştırmalar yaptım ve başörtüsünün çıkışı ile ilgili dini temelleri anlatan, üniversite hocalarımdan birinin tavsiye ettiği bir kitaba ulaştım. Diğer taraftan kendimce bazı analizler yaparak zihnimdeki başörtüsü algısının nasıl oluştuğunu anlamaya çalıştım.
 
Projenin amacı nedir?
 
Benim gibi konuyu merak eden insanların da faydalanacağını düşünerek bu araştırmayı başörtüsü kullanan insanların yaşam öykülerini aktaran bir belgesel projesine dönüştürdüm.
 
Türban kullanan kadınlar, benim yaşadığım toplumda her zaman 'öteki' konumunda tutuluyor. Sosyal hayatın dışına itilen bu insalara karşı batı toplumlarında büyük bir önyargı mevcut. Bu yönüyle, yapılan belgesel, onların doğru anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
 
Projede kullandığınız argümanlar nedir?
 
İnsan hikayelerine dayalı bir çalışma olduğu için kullandığımız en önemli argüman bu kişilerin kendi hatıları oldu. Konuyu geniş bir perspektiften ele alabilmek için farklı profillere ve giyim tarzına sahip üç Müslüman kadının hikayelerine yer verdik. Anlatımı etkili kılmak için görsel, şiirsel ve eleştirel bir anlatımı tercih ettik. 
 
İnsanların reaksiyonu ne oldu? Size ne tür tepki verdiler?
 
Proje çerçevesinde iletişim kurduğumuz insanlar, çalışmanın dürüstlüğünden memnun kaldılar. Üzerinde çalıştığımız projenin, medyaya yansıyan önyargılı yaklaşımın dışında, onları anlamaya yönelik etik bir yapım olduğunu gördüler. 
 
Filmi izleyenler de genelde olumlu şeyler söylediler. Ancak özellikle İngiltere'de çarşaflı kadın imgesi bazı insanları rahatsız etti. Çünkü orada halen çarşaf kullananların toplumsal kabulüne ilişkin zihinsel engeller var. Genel kanaat ise olumluydu. Projenin tanıtılmasından sonra bir çok üniversite ve kültür merkezinden gösterim için teklif aldım. 
 
Ayrıca gösterim sonrası izleyicilerle konuyu tartışmanın, projenin daha iyi anlaşılmasına yönelik önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum. 
 
Belgesel, türban konusunun anlaşılmasına nasıl bir katkı sağladı?
 
Bu projede, türban kullanan kadınların iç dünyası, izleyiciye farklı bir yaklaşımla aktarılıyor. Bu kadınlar, herhangi bir baskı ve yargılama olmaksınız, özgür bir şekilde hayatlarından kesitler sunuyorlar. Birilerinin kendileri hakkında konuşması yerine bizzat kendileri başörtüsünün onlara ne ifade ettiğini anlatıyorlar. 
 
Araştırmalarınız ve röportajlarınız sonrası kişisel olarak sizde İslam hakkında ne tür bir düşünce uyandı?
 
Öncelikle İslam'ın kadınlara geniş bir yaşam alanı sunan bir din olduğunu gördüm. Toplumdaki genel düşünce İslam'da kadının kısıtlandığına yönelik bir algıdan oluşuyor. Ancak filmde anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere kadınlar kendi aralarında bütünleşik bir yapı ve geniş bir iletişim alanına sahipler. İslam'ı sonradan tercih eden kadınların görüşleri de bu alanın genişliğinin farkına varmaları üzerine değişiyor.
 
Avrupa ve Latin Amerika arasında, türban konusuna bakışta belirgin bir fark var mı?
 
Uzun süre İngiltere'de yaşadım. Ülkeme ise yeni döndüm. Bu sebeple bu coğrafyadaki gözlemlerim henüz cılız sayılır. Avupa'dan bahsedecek olursak onlar bu konuya daha ilgililer. Çünkü onlar için bu meselenin tarihe dönük bir yönü var. Ayrıca günümüzde başörtülü kesimin toplumla bütünleşmekte zorlandığı algısı var. Bütün bunlar tartışmaya ilgiyi artıran sebepler. Özellikle Fransa gibi başörtüsü kullanmanın yasak olduğu ülkelerde bu konuya olan ilgi daha fazla gözüküyor.

Etiket : türban, belgesel, yönetmen, Brezilyalı

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ