Brezilya, Marina Silva ile değişim istiyor

    10 Eylül 2014
  • İleri
  • Geri
  • AddThis Social Bookmark Button
  • Büyüt
  • Küçült

Brezilya'da 5 Ekim'de gerçekleştirilecek olan başkanlık seçimlerinde, 3 dönem üst üste birinci gelen İşçi Partisi, bu seçimlerde başkanlığı Marina Silva'ya bırakacak gibi görünüyor.

Yaklaşan başkanlık seçimleri öncesi Brezilya’da siyasi atmosferde hızlı bir değişim yaşanıyor. Geçtiğimiz ay uçak kazası sonucu hayatını kaybeden muhalefet liderlerinden Eduardo Campos’un yerine geçen çevreci Marina Silva, parti oylarını yüzde 34’e kadar yükselterek favori aday Dilma Rousseff’e yetişti. İkinci turda Rousseff’i geçmesi beklenen Silva, Brezilya’nın yeni başkanı olma yolunda hızla ilerliyor.

Anketlere yansıyan son verilere göre ilk turda adaylardan Dilma Rousseff, Marina Silva ve Aecio Neves’in sırasıyla yüzde 35, 34 ve 15 oy alması bekleniyor. İkinci turda ise yüzde 39 oy alması öngörülen Rousseff’in karşısında yüzde 49 ile Marina Silva’nın on iki yıllık İşçi Partisi iktidarını devralması bekleniyor.

Uzmanlar, Marina Silva’nın keskin yükselişini halkın değişim talebine bağlarken; Silva’nın geçtiğimiz seçimlerde tek başına 20 milyon oy alarak popüler bir isim olması bu gelişmeye katkı sağlıyor. Ayrıca, Campos’un trajik vefatının ardından oluşan duygusal boşluktan istifade eden Silva, seçimlere az bir süre kala parti bayrağını devralarak, hem kendi çevresi hem ortağı olduğu parti saflarından ekstra oy toplamış gözüküyor. Çevreci hareketin merkezinde yer alan tek isim olması da bu artışı hızlandıran gerekçeler arasında sıralanıyor. 

Evanjelik olması yönüyle dikkat çeken ve yönetime geçmesi halinde bu durumun kararlarını nasıl etkileyeceği sorularına muhatap olan Silva, İncil’in bir ilham kaynağı olarak kimyasında yer alacağını ancak laik devletin ilkelerine bağlı hareket edeceğini deklare ediyor. Marina Silva’nın başkan olması durumunda Brezilya, tarihinde ilk kez dini kimliği ile öne çıkan bir liderle tanışacak ve dinin siyaset üzerindeki etkisi ortaya çıkacak.

Bununla birlikte Marina Silva’nın parti programında ve seçim kampanyasında “yeni politika” söylemi dikkat çekiyor. Uzmanlar, henüz herhangi bir yönetim tecrübesi olmayan Silva’yı fazla iddalı olmak ve somut bir gerçekliğe dayanmayan sloganlara sarılmakla eleştiriyor. Eleştiriler, Marina Silva’nın Brezilya’nın yüz yıldır devam eden kronik sosyal problemleri hakkında yuvarlak cevaplar verdiği ve somut bir çözüm planı üretmediği yönünde odaklanıyor.

Ekonomi uzmanları, Marina’nın seçilmesi halinde makroekonomide bazı iyi gelişmeler olabileceğini; ancak mikroekonomide uzun süreli bir belirsizliğin ortaya çıkacağını ileri sürüyor. Rousseff hükümetinin ekonomi anlamında başarılı bir politika yürütememesine rağmen piyasaların, Rousseff’in hareket tarzına alıştığını ve buna göre pozisyon aldığını, Marina Silva’nın seçilmesi halinde ise piyasaların tedbirli davranarak bir süre bu değişimi gözlemleyeceğini ifade ediyor. Ayrıca, Marina Silva’nın üreteceği çevreci politikaların, ülke ekonomisinin temel taşları olan tarım ve madencilik sektörlerini olumsuz etkileyeceğinden de endişe ediliyor.

Kısacası Marina Silva, Brezilya’da siyasetin doğası gereği uzun yıllar görevde kalmaktan yorgun düşen iktidarın karşısında tek alternatif olarak gözüküyor. Ülkede yönetime talip olup iktidara bu derece yaklaşan ilk siyasi aday oluşu, birkaç yıl önce “değişim” sloganıyla göreve gelen Obama’yı anımsatıyor.

Etiket : Brezilya, seçimler, Marina Silva, Dilma Rousseff

İlgili Haberler

GÜNCEL

REKLAM

Blog ve Köşe Yazıları

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA

RÖPORTAJ